+90 212 871 02 58

Sürücü Yakınları Trafik Sigortasından Yararlanma Koşulları


 

 

İşleten Ve Sürücü Yakınlarının Trafik Sigortasından Yararlanma Koşulları

Ve Zamanaşımı Süreleri

image78

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91 ile 99 maddeleri arasında düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’ndan, zarar göre 3. Şahıslar yararlanmaktadır.

Aracın işleteni ve sürücünün yakınları da 3. Kişi olarak kabul edildiklerinden, mal zararlarından doğan tazminat istekleri kabul görmese de can zararlarından doğan tazminat istekleri kabul görmektedir.

İşleten ve sürücü yakınlarının (kendi) araçlarının trafik sigortasından yararlanma koşulları

İşleten ve sürücü yakınlarının can zararları (ölüm sonucu destekten yoksunluk ve bedensel zararlar) nedeniyle, “işletene ait aracın” veya “sürücünün kullandığı aracın” trafik sigortasından tazminat alabilmeleri için şu koşulların oluşması gerekmektedir:

a) Sürücü veya işleten yüzde yüz veya belli bir oranda “kusurlu” olmalıdırlar. Bu kusur sigortacıya yansıyacak ve sigortacı, “işleten ve sürücünün yakınlarına” sigorta limitini aşmamak üzere tazminat ödemek durumunda olacaktır.

b) Sürücü veya işleten “kusursuz” iseler, ölümlerinde destekten yoksun kalanlar veya kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunan yakınlar (kendi araçlarının) trafik sigortasından tazminat isteyemezler. Çünkü sürücü veya işleten kusursuz olunca, işletenin sorumluluğunu limite kadar üstlenen sigortacı da sorumlu tutulamaz.

Sürücü veya işletenin “kusursuz” oldukları olaylarda, genellikle karşı araç sürücüsü kusurlu olur veya yol kusuru, imalât hatası gibi etkenler kazaya neden olur. Ancak “teknik arıza”dan kaynaklanan kazalar aracın düzenli bakımının yapılmamasının sonucu bir işletme kusuru olduğundan işleteni sorumluluktan kurtarmaz.

c) Sürücü ölmüşse (yüzde yüz veya belli bir oranda kusurlu olmasına karşın) onun desteğinden yoksun kalan (üçüncü kişi konumundaki) yakınları, (ölen sürücünün kullandığı aracın) trafik sigortasından tazminat alabilirler.

ç) İşleten (araç sahibi) ölmüşse ve kaza aracını kendi kullanırken veya başkasına kullandırırken meydana gelmişse, (kendisi veya aracı kullandırdığı kişi yüzde yüz veya belli bir oranda kusurlu olmaları koşuluyla) destekten yoksun kalan yakınları trafik sigortasından tazminat alabilirler.

d) Yakınlar “bedensel zarara” uğramışlarsa, sürücünün ve işletenin kusurlu olmaları koşuluyla, kendi araçlarının trafik sigortasından (beden gücü kayıplarının karşılığı olan) tazminatı sigortacıdan isteyebilirler.

e) Kaza sırasında araçta “yolcu” olarak bulunan yakınlardan biri ölmüşse, onun desteğinden yoksun kalan işleten ve sürücü, trafik sigortasından tazminat alamazlar. Çünkü “kimse kendi kusurundan yararlanamaz.”

 

f) Tek yanlı kazada, kazanın nedeni araçtaki bozukluk (teknik arıza) ise, 2918 sayılı KTK’nun 86/1. maddesine göre teknik arıza işleteni sorumluluktan kurtarmadığından ve onun bu sorumluluğu sigortacı tarafından üstlenilmiş olduğundan, sürücü veya işleten bu kazada ölmüşlerse, onların desteğinden yoksun kalan yakınları trafik sigortasından tazminat alabilirler.

Yine teknik arızadan kaynaklanan kazada, bedensel zarara uğrayan yakınlar, geçici veya sürekli iş göremezlik zararlarının sigortaca karşılanmasını isteme hakkına sahiptirler.

 

g) Teknik arızadan kaynaklanan kazada sürücü yaralanmış ve beden gücü kaybına uğramışsa, aracın düzenli bakımından sorumlu olmaması ve aracı kullanma sırasında teknik bir hatası bulunmaması koşuluyla, bedensel zararı için sigortadan tazminat alabileceklerdir.

Kusurun tazminata etkisi

a) İşleten veya sürücü yüzde yüz kusurlu iseler, sigortacı, destekten yoksun kalan veya bedensel zarara uğrayan yakınlara %100 kusur üzerinden tam tazminat ödeyecektir.

b) Sürücü ile karşı araç sürücüsü kusuru paylaşmışlarsa, her iki aracın sigortacıları KTK. m. 88/1 ile BK. 50-51 ve 142 (TBK. 61-62 ve 163.) maddeleri gereği ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olacaklarından, zarar gören işleten ve sürücü yakınları her iki sigorta şirketinden de zararın tamamını isteme hakkına sahip iseler de, tazminatın tamamını ödeyen tarafın, diğer tarafa kusuru oranında rücu edeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle, destekten yoksun kalanlar aynı zamanda “mirasçı” konumunda iseler, karşı araç sigortacısı murislerinin (ölen işletenin veya sürücünün) kusuru oranında onlara rücu edecektir.

Sigortacının rücu hakkı karşısında, işleten ve sürücü yakınlarının durumu

a) Kazanın oluşuna, Trafik Sigortası Genel Şartları B.4 maddesindeki durumlardan biri etken olmuşsa, sigortacı, ödediği miktar üzerinden işletene rücu edebilir. Sürücüye rücu edilemez. Eğer, destekten yoksun kalanlar aynı zamanda “mirasçı” iseler, sigortacı ödeme yapmayı reddedebilir.

b) Sigortacıya rücu hakkı veren durumların başlıcaları şunlardır: Kaza nedeninin alkol, uyuşturucu ve keyif verici maddeler alınmış olması, aracın gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması, kasdi hareket veya çok ağır kusur, istiab haddinin aşılması gibi durumlardır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, yalnızca yasaya ve genel şartlara aykırılık değil, kaza nedeninin bunlar olmasıdır.

c) Destekten yoksun kalan işleten ve sürücü yakınlarına, yasanın 92/b maddesi gereği tazminat ödeyen sigortacı, kazanın nedeni Trafik Sigortası Genel Şartları B. 4 maddesindeki (yukarıda sayılan) durumlardan biri söz konusu olduğunda rücu hakkını kullanacaktır.

Sigortacı kimlere rücu edebilecektir:

aa) Sürücü ölmüşse ve yakınlarına tazminat ödenmişse, işletene rücu edecektir.

bb) İşleten ölmüşse ve “desteğinden yoksun kalan” yakınlarına tazminat ödenmişse, işletenin “mirasçılarına” rücu edilecektir.

cc) Sürücüye rücu edilemez. Çünkü o, sigorta sözleşmesinin tarafı değildir.

dd) Destekten yoksun kalanlar, aynı zamanda mirasçı değillerse onlara rücu edilemez.

ee) Destekten yoksun kalanlar, aynı zamanda “mirasçı” iseler, onlara ödenen para, rücu hakkının bulunduğu durumlarda geri isteneceğinden, sigortacı rücu nedenlerini ileri sürerek tazminat ödemeyi reddedebilir.

İşleten ve sürücü yakınlarının trafik sigortasından yararlanmalarında zamanaşımı süreleri

a) Kaza tek yanlı ise ve kaza sırasında araçta ölen sürücüden başka kimse yoksa veya araçtaki kişiler bir zarar görmemişlerse, ortada bir suç ve dolayısıyla cezalandırılacak kimse bulunmadığından, 2918 sayılı KTK’nun 109. maddesi 2. fıkrasındaki uzamış ceza zamanaşımı söz konusu olamayıp, ölen sürücünün desteğinden yoksun kalan hak sahiplerinin 109. maddenin 1. fıkrasındaki (2) yıllık zamanaşımı süresi içinde sigortacıya başvurmaları gerekir.

Ancak, iki yıl içinde başvurulmasına karşın, sigortacı, yasada öngörülen sürede tazminat ödememişse, türlü bahanelerle ve yasal olmayan nedenlerle iki yıllık süreyi geçirtmişse, zamanaşımı süresini ileri sürerek tazminat ödemekten kaçınamaz. Çünkü iki yıl içinde sigortacıya başvuru da bulunulmakla zamanaşımı kesilmiş olur.

b) Sürücünün veya işletenin yüzde yüz veya belli bir oranda kusurlu bulundukları kazada (kendileri değil de) araçta bulunan yakınlardan biri ölmüşse, örneğin ölen kişi eş veya çocuk ise, annelerinin desteğinden yoksun kalan çocuklar veya çocuğunun desteğinden yoksun kalan anne, sigortaya başvurmada yasanın 109/2. maddesindeki uzamış (ceza) zamanaşımı süresinden yararlanabilecektir. Çünkü, ölen kişi yakınlardan biri de olsa, ortada cezalandırılması gereken bir suç vardır. Bu durumda, KTK’nun 109/2. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin (d) bendine göre zamanaşımı süresi (15) yıl olacaktır.

c) Sürücünün veya işletenin yüzde yüz veya belli bir oranda kusuruyla meydana gelen kazada, yakınlardan biri bedensel zarara uğramışsa, sigortacıya başvurma süresi, gene uzamış (ceza) zamanaşımı süresi olacaktır. Bu durumda, KTK’nun 109/2. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesi (e) bendine göre zamanaşımı süresi (8) yıldır.

d) Tek yanlı kazada, kazanın nedeni araçtaki bozukluk (teknik arıza) ise, ölen sürücünün veya işletenin desteğinden yoksun kalan yakınlarının sigortaya başvurma süresinin, uzamış (ceza) zamanaşımı süresi olacağı görüşündeyiz. Çünkü, “teknik arıza”nın nedeni (imalat hataları dışında) işveren tarafından düzenli (periyodik) bakımın yapılmamasından ya da eski ve trafiğe elverişsiz taşıtların sefere konulmasından kaynaklanmaktadır. Fren ve lastik patlaması, rot çıkması, direksiyon kilitlenmesi v.b. gibi “teknik arıza” olarak adlandırılan çoğu bozukluklar, beklenmeyen ve önceden tahmin edilemeyen durumlar değil, araçtaki bakımsızlıktan kaynaklanan “işletme kusurları”dır. İşletenlerin, araçların düzenli (periyodik) bakımlarını yaptırmamaları, frenleri kontrol ettirmemeleri, aşırı yükle yıpranmış, hurdalaşmış, teknik şartlara uymayan araçları trafiğe çıkarmaları, yasaların emredici hükümlerine aykırı birer “işletme kusuru”dur. Bu işletme kusurlarının, bir kazaya yol açması ve bu kazanın ölüm veya yaralanma ile sonuçlanması durumunda, aynı zamanda bir “taksirli suç” niteliğinde olduğu kabul olunmalıdır.

KTK’nun 29. maddesine göre “Araçların yapım ve kullanma bakımından karayolu yapısına ve trafik güvenliğine uyması zorunludur. 30. maddeye göre, araçların teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur. Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümlerine ve özellikle 38. maddeye uygun olmayan araçların karayoluna çıkarılmaları işletenler yönünden ağır kusur ve suç sayılmalı; trafik ve taşıma yasaları ile bunlara bağlı yönetmeliklerdeki emredici hükümlere aykırı olarak “teknik” yönden uygun olmayan ve düzenli bakımı yapılmayan araçları sefere koymalarının “yasalardaki emredici hükümlere, kurallara, yönetmeliklere aykırı” eylemler olduğu ve “taksirli suç” olarak ceza kovuşturmasını gerektireceği sonucuna varılmalıdır.

Sonuç olarak, “teknik arıza” yasalara aykırı bir savsama ve bir suç olduğundan, bundan kaynaklanan ölüm ve yaralanmalara da “uzamış ceza zamanaşımı” süreleri uygulanmalıdır.

Trafik kazası sonucunda Trafik Kazası Trafik Sigortası Maddi ve Manevi Tazminat talep eden kişilerin, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Esenyurt, Küçükçekmece, Avcılar, Bakırköy, Silivri, Çatalca ve İstanbul Avrupa yakası bölgelerinde faaliyet gösteren Trafik Kazası Trafik Sigortası Maddi ve Manevi Tazminat Avukatlık Büroları arasında bulunan Trafik Kazası Trafik Sigortası Maddi ve Manevi Tazminat Avukatlık Büromuzun Trafik Kazası Trafik Sigortası Maddi ve Manevi Tazminat konularında uzman ve deneyimli Trafik Kazası Trafik Sigortası Maddi ve Manevi Tazminat avukatı ve Trafik Kazası Trafik Sigortası Maddi ve Manevi Tazminat avukatları vasıtasıyla dava ve icra takibi hizmeti verilerek, alacakların/hakların elde edilmesi sağlanmaktadır.

Bu kapsamda trafik kazası tanımı, trafik kazası zamanaşımı, trafik kazası örnekleri, trafik kazası sonrası maddi ve manevi tazminat hizmetleri verilmektedir.